Kim aldatılmak ister? Hiç kimse. Kimse aldatılmak istemezken neden bu kadar çok aldatan var? Aldatan aldatılmak istemezken neden aldatır? Hizmet verdiğim bir çok yerde(Dersim dahil) bu durumla sıklıkla karşılaştığım için ve aldatmanın artık bir toplumsal sorun olduğunu düşündüğüm için bu konuyla alakalı bir şeyler paylaşmak istedim… "Aldatmanın bilmediğimiz yapıcı bir yönü mü var acaba?" diye düşünmekten kendimi alıkoyamadım. Neden insanlar aldatır?
“yapıcı bir yönü mü ?!” diye şaşırarak sorduğunuzu duyar gibiyim. Bu soru bazılarınızı için saçma, bazılarınız için enteresan gelmiş olabilir. Ama unutmayalım ki dünyanın işleyişi bir dengeden ibarettir, her şeyin bir artısı ve eksisi vardır bu yüzden, aldatmanın da bir artısı yani yapıcı bir yönü vardır elbet. Örneğin aldatmak kişiye sadakatin eksikliğini ve önemini hatırlatıyorsa yapıcı olarak kabul edilebilir. "Hata" olarak, bir defaya mahsus yapılırsa, öğretisi büyük olabilir. Ancak, aldatma bir bağlanma sorunundan kaynaklı ise, kişilikte ve gelişimde bir eksiği kapatmak adına bir kaçış yöntemi olarak tercih ediliyorsa o zaman hata değil psikolojik bir sorun olarak hem kişiye hem çevresine zarar verecektir. Bu çerçevede kişi aldatarak bir eksikliğini örtüp, iyileştirmek ve tamamlanmak yerine yetersizlik hissini besliyor olacaktır.
İnsanoğlunun yıkıcı davranışlarının farklı etkenleri var ancak bu davranışların ne ifade ettiklerini anlayabilmek daha verimli bir yaklaşım olacaktır. Aldatmayı bir semptom olarak ele alabiliriz, yani iç dünyamızda var olan sorunların davranışlarımıza yansıması olarak değerlendirebiliriz. Bu doğrultuda aldatan kişi aldatarak kendinde var olan bir sorunu dışa vurur. Örneğin: sevgisizlik, tarafları gerçeklerden kopuk bir şekilde değerlendirip kendi kalıplarına sokma eğilimi, ilgi, beğenilme, onaylanma ve kendini kanıtlama ihtiyacı, biten bir ilişkiyi kabullenmeyip zoraki devam ettirme isteği, kırgınlıklar, bastırılan öfke, özgüven eksikliği, iletişimsizlik, benmerkezcilik, şiddet, bağımlılıklar, birbirini tanımadan evlenen çiftler ve uyumsuzluk, sadece çıkar üzerine kurulan evlikler, hazır olmadan çocuk sahibi olmak, kişilik yapıları ve psikolojik sorunlar, gibi etkenler.
"Aldatma" bütün zamanlarda var olan bir davranış şeklidir çünkü insanoğlu her zaman en kolayına kaçmaya meyilliydi. Ve bu davranışlar sergilendikçe önem kazandı, genetiğimize kodlandı, beyin fonksiyonlarımızı şekillendirdi ve nesilden nesle aktarıldı. Burada temel arzu aldatmak değil de "çok eşlilik" ise, bu arzu aldatmadan da gerçekleştirilebilir. Yani hayatında birden fazla eş edinme isteğini kabullenip hayatını ona göre şekillendirmeli, beraber olduğu eşi aldatmak yerine, birey ayrılıp aldatmak istediği kişi ile bir ilişkiye girebilme cesaretini ve sorumluluğunu alabilmeli. Ancak kültürel değerler adı altında aşılanan yanlış düşünce kalıpları, toplumsal değerler adı altında öğretilen çelişkili davranışları, gelişimi engellenmiş insan beyinleri ne kadar sorgulayabilir?
Daniel Kahnman, 2011’de yayınladığı “Thinking, Fast anst slow” adlı kitabında, detaylı bir şekile duygusal ve bilişsel sistemin işleyişini anlatıyor. Kahneman 2002 de ekonomi alanında Nobel ödülünü kazanan ve finans alanında “karar alma” konusundaki araştırmasıyla dünyaca ünlü bir psikologdur. Kahneman, beynin "iki hız" ’lı düşünce sistemi olduğunu ve bu iki bağımsız sistemin nasıl düşüncemizi yönetiyini şöyle açıklıyor: birinci sistem sezgisel, duygusal, otomatik ve hızlı işleyen bir sistemdir (hayvanlarda da olduğu gibi), diğer sistem daha kontrollü, daha mantıklı ama daha yavaş işleyen sistemdir. En basit seçimlerden borsadaki işlemlere kadar hayatımızın her alanında bu iki sistemin ne kadar belirleyici olduğunun önemini vurguluyor. Pek çok örnek ve deneyimlerden yola çıkarak, duygularımızın seçimlerimizdeki rolünü, hızlı düşünmenin bazı durumlarda sağladığı yararı bazı durumlardada verdiği zararı anlatıyor.
Aldatmayı hızlı düşünmenin verdiği bir zarar olarak, yani sezgisel, duygusal, otomatik ve hızlı işleyen birinci sistemi sıklıkla kullanıyor olmamızın bir sonucu olarak değerlendirmek çok da yanlış olmayacaktır.
Toplumumuzda ikinci sistemi yani daha kontrollü, daha mantıklı ve daha yavaş işleyen sistemi kullanmaya pek önem vermiyoruz. Ve süreç gösteriyor ki öyle de olmaya devam edecek.
Dersim’de çıkar ve gereğinden fazla tüketim üzerine kurdukları dünyalar için de, üzülerek belirtmek isterim ki yeni nesillerin bağımlıklarının, psikolojik sorunlarının çoğalması kaçınılmaz olacaktır.
Aldatmak denilince ilk aklımıza gelen şey duygusal ve cinsel ilişkiler olur , oysa aldatmak aslında bir kişilik ve karakter belirtisidir. Aldatmak yani yanıltmak ve algıda yanılgıya sebebiyet vermek, sonuç olarak sahtekarlık, bir çok alanda ihtiyaç duyulan bir davranış bozukluğudur. Dünyayı algılama kapasitemiz beyin fonksiyonlarımızı kullandığımız kadardır. Hayvanlardan üstün bir varlık olarak kendini tanımlayan çoğu insanın bu değerlendirmesi sadece bir “kompleksten” ibarettir. İnsanı hayvandan ayıran özelikler beynin hücre sayısı, beden/beyin oranı, ve beynimizin ön lobunun gelişmiş olmasıdır. Bunları geliştirdiğimiz ve kullanabildiğimiz sürece ancak hayvanlardan, “üstün ” değil ama farklı olduğumuzu savuna biliriz.
Artık toplum olarak beyni ve beyin fonksiyonlarını kullanıp geliştirmek yerine her şeyi tüketen makineler haline geldik, nesneleri tüketmek tatmin etmedi canlıları tükettik o da yetmedi insanları tükettik, tükettikçe beynimizi geliştiremez ve çoğunlukla kullanamaz olduk. Çünkü tüketimin belirlediği hedef: hazları tatmin ederken bağımlılık yaratmak, beyin fonksiyonlarını köreltip tatminsizliğe yol açmak ve tüketimi çoğaltmaktır. Aldatmak, tüketimin belirlediği hedefi dolaylı yoldan yerine getirmektir. Dersim toplumu olarak, alevi inancına göre “kıblemiz insandır” derken ve ziyaretlerin kutsallığını savunurken, böylesine yıkıcı bir çelişkiyi nasıl değerlendirmeli? Aldatmanın bu denli yoğun olmasını nasıl anlamalı ve anlatmalı?
- BIST 9476.18
- Altın 3777.997
- Dolar 38.0092
- Euro 41.7558
- İstanbul 14 °C
- Ankara 13 °C
- Tunceli 14 °C
- Ak Parti İlçe Başkanı, CHP’li Başkanın fotoğrafını kırparak paylaştı
- Fırat EDAŞ, muhtarlarla bir araya geldi
- Fırat EDAŞ’tan bölgeye dev yatırım: Enerji altyapısı güçleniyor
- Bakan Yardımcısı Şatıroğlu’ndan Fırat EDAŞ’a ziyaret
- Fırat EDAŞ muhtarlarla bir araya geldi
- Kırmızıdağ Çevre ve Yaşam Platformu’ndan TMMOB’a mektup!
- YENİSİ VE ESKİSİYLE İNSAN KUŞAKLARI
- Dersim Barosu’na Ümit Özdağ tepkisi!
- Kırmızıdağ Çevre Platformu’ndan Vali’ye çevre hassasiyeti mektubu
- GGC’den Dersimli gazeteci Cem Emir için anlamlı proje
- Ali Emrah Tekin’den yeni yıl mesajı
- Başkan Bozarslan’dan TGF’nin ırkçı paylaşımına istifalı tepki!
- Dersim Barosu ‘Gağan'ı’ kutlayacak
- Fırat Edaş arama kurtarma ekibi AFAD akreditasyon belgesi aldı
- MUNZUR A.Ş’DEN AVUKAT YILDIRIM’A TEHDİT İDDİASI!
Aldatmak toplumsal bir sorundur

TÜLİN ŞAHİN
Bu yazı toplam 52978 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
- Ölümcül zihin ve intihar20 Ağustos 2022 Cumartesi 10:08
- “Bir tanrının şımarık çocukları”27 Eylül 2021 Pazartesi 13:48
- "Bir yalnızlık teması..."16 Eylül 2021 Perşembe 15:03
- "SEVGİSİZLİĞİN GAZABI: DERSİM'DE BOŞANMALAR"15 Eylül 2021 Çarşamba 11:22
- İntihar: "son bir varoluş çabası"14 Eylül 2021 Salı 13:10
- Dersim’in aydın kimliğine sahip çıkalım13 Eylül 2021 Pazartesi 11:16
- “Ben deli miyim?”08 Eylül 2021 Çarşamba 14:19
SON EKLENEN GALERİLER
GÜNDEM
Fırat EDAŞ’tan bölgeye dev yatırım: Enerji altyapısı güçleniyor
Bakan Yardımcısı Şatıroğlu’ndan Fırat EDAŞ’a ziyaret
Fırat EDAŞ muhtarlarla bir araya geldi
YENİSİ VE ESKİSİYLE İNSAN KUŞAKLARI
Fırat Edaş arama kurtarma ekibi AFAD akreditasyon belgesi aldı
Dersim'de "ErasmusDays" kutlamaları
Yaşlı bakım evi çalışanları haklı fesih başvurusunda bulundu
İyi Parti İl Başkanı Köse mülteci sorununa dikkat çekti
Öğretmenlere STEM Eğitimi
Kureyşan İstişare Meclisi toplanıyor
DERSİM VE DEVRİM SEVDALILARINA..
ALİEKPER YÜREK’LERLE YAKIN GEÇMİŞTE GELECEĞİMİZİ ÖLDÜRDÜLER
Sendika, Zülfü’nün ölümünden sonra açıklama yaptı
Elektrik Dağıtım Şirketleri’nin Yeni Genel Müdürü Alper Erbaş Oldu
Vali Bülent Tekbıyıkoğlu’ndan trafik kazası için açıklama
Dersimli Mehmet için anma yapılacak
Karaağaç, CHP’de aktif siyaseti bıraktığını açıkladı
Güneydoğu kariyer fuarı'nda Fırat Edaş standına büyük ilgi
Bir Daha Halvori Kârhanesi
Fırat Edaş, mühendislerinin yaratıcı fikirlerini ödüllendirdi
1/20
"EKİREK ŞELALESİ" DOĞA VE FOTOĞRAF TUTKUNLARINI AĞIRLIYOR
Ovacık'ta kış, zorlukları ve güzellikleriyle yaşanıyor
Dersim’in sonbahar renkleri fotoğraf tutkunlarını büyüledi
"Ağlayan Kayalar" ziyaretçilerin ilgi odağı
12345678
- Fikri TAŞBAŞKENT'DE
- GÜNDOĞDU YILDIRIMEDİP AKBAYRAM
- YILMAZ ÇELİKKIRMIZIDAĞ / KOE SUR
- MUAZZEZ TOĞRULİŞİMİ YAPARKEN
- Sıddıka BALAKANSOSYAL ÇÜRÜME
- Bahar EKENGIDA KATKI MADDELERİ: GEREKLİ Mİ? ZARARLI MI?
- ZELAL KAYMAZKIZAMIK ALARMI: TÜRKİYE’DE VAKA ARTIŞI ENDİŞE VERİCİ SEVİYELERE ULAŞTI!
- UMUT AŞKINGerçekten Sağlıklı Yaşamın Formülü Mutlu Bağırsaklar mı?
- YAKUP SOYDANPROSTAT KANSERİ: ERKEN TANI HAYAT KURTARIR!!!
- RIZA CANANKARA
- KENAN KANDİLDERSİMSPOR’DA OTOBÜS VAKASI GİBİ OLAY !
- Cihan SÖYLEMEZANAYASA MAHKEMESİ’NE KAYYUM ATANMASINA HAYIR!!!!
- Sabit MENTEŞEHOZAT Hak Ettiği Meslek Yüksek Okuluna Kavuşuyor mu?
- EZGİ EMİR2023 Eylül ayında burçları neler bekliyor?
- Prof.Dr.Uğur BatıYemek Yemenin Davranış Bilimleri
- Dr. Hüseyin ÇağlayanYerinde Yönetim, Demokrasi ve Dersim
- ÜNAL GÜNERDuygularının Efendisi Olabilirsin
- ALİ KAYAEğitim Hakkı İnsanlığın Hakkıdır
- Buket HarıkçıAyağını Hayaline Göre Uzat
- Caner AktanYapay zeka ChatGPT'ye "Dersim" soruları...
- Doç.Dr.Melih GörgünAynadan Geçerken
- Dr. Nil KESKİNŞimdi Birlik ve Şefkat Zamanı!
- Prof. Dr. Gülnaz KARATAYDersim'in deprem toplantısına ilgisi ve giderilemeyen kaygı üzerine
- YILMAZCAN ŞAREFETVA
- Dr.Eylem AcarAmeliyatsız Yüz Germe
- SÖNMEZ AYDINNasıl bir milletvekili?
- Klinik Psikolog Dr.Kahraman GülerKontrol Etmeyi de Kontrol Etmek İstiyorum
- Prof. Dr. Itır ErhartEverest’e Gittim, Annapurna’dan Döndüm
123456
Tüm Hakları Saklıdır © 1971-2023 Dersim Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 (428) 212 10 16 | Faks : 0 (428) 212 10 16 | Haber Scripti: CM Bilişim
Tel : 0 (428) 212 10 16 | Faks : 0 (428) 212 10 16 | Haber Scripti: CM Bilişim